FacebookTwitter

KUANTUM Bilgisayarlar

By on Haz 26, 2018

Günümüzde bilgiyi işlemek ve aktarmak için kullanılan makinelerin çalışma ilkeleri klasik mekanikle tam anlamıyla açıklanabilir. Ancak klasik mekanik sadece günlük hayatta aşina olduğumuz makro ölçekte geçerli bir kuramdır, maddeye giderek daha küçük ölçeklerde bakıldığında geçerliliğini yitirdiği görülür. Temel parçacıkların, atomların ve moleküllerin davranışları klasik mekanikle değil kuantum mekaniğiyle açıklanır. Klasik mekaniğin aksine kuantum mekaniği her ölçekte geçerli bir kuramdır. Mikro ölçekten başlayarak giderek daha büyük  ölçekte sistemlerde uygulandığında geçerliliğini yitirmez, makro ölçekte de geçerlidir. Ancak sistem giderek büyüdükçe, istemin bir bütün olarak davranışları giderek klasik mekanik yasalarıyla daha uyumlu hale gelir. Başka bir deyişle, klasik mekaniğin kuantum mekaniğinin bir limit durumu olduğu söylenebilir. Dolayısıyla çalışma ilkeleri kuantum mekaniğiyle açıklanan makinelerin, bilgiyi işlemede ve aktarmada çalışma ilkeleri klasik mekanikle açıklanan makinelerden çok daha verimli...

Bitcoin – Finansal Otoriteye Başkaldırı

By on Eki 24, 2017

Her şeyin dijitale dönüştüğü bir dünyada, karmaşık matematiksel formülleri temel alan yapısıyla geleneksel para birimlerinin dezavantajlarını ortadan kaldırmak üzere kurgulandı. Bitcoin hiçbir merkezi otoriteye bağlı değil, kendi kurallarını kendi koyuyor ve milyonlarca kullanıcı tarafından denetleniyor. Bitcoin’in arkasında ne bir merkez bankası var, ne de bir hükümet. Ama Bitcoin yine de değerli, yine de yaygın ve popüler. Dijital dünyanın dijital para birimi Bitcoin’le ilgili tüm merak edilenleri bir araya getirdik. ABD’de 2006 yılında başlayan konut krizi, 2008 yılında büyük bir ekonomik krize yol açtı. Ülkenin finansal sistemi çöktü, dev bankalar ardı ardına iflaslarını açıkladı,  borsa çakıldı, işsizlik aldı yürüdü ve dev ülke II. Dünya Savaşı’ndan beri gördüğü en büyük ekonomik buhranın içine düştü. Kriz ABD’de yani dünya...

Yıldızlararası Seyahat

By on Eyl 26, 2017

Bilim kurgu filmlerinin en popüler konularından biri yıldızlararası seyahat. Bu hayalin bir gün gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise henüz bilinmiyor. Yaklaşık yüz yıl önce Ay’a yolculuk bir bilim kurgu filmine (A Trip to the Moon) konu olmuştu, ama bu hayal 67 yıl sonra gerçeğe dönüştü. Şimdi de yıldızlara yolculuk hayal gibi geliyor. Kim bilir, belki bir gün bu yolculuk da gerçekleşecek. Dünya’ya en yakın yıldız Proxima Centauri bizden yaklaşık 4,2 ışık yılı (40.000.000.000.000 km) uzakta. Işık yılı ile ifade edildiğinde mesafeler kısa gibi görünse de en hızlı uzay aracı ile (şu anki rekor, saatte yaklaşık 265.000 km hıza ulaşan Juno uzay aracında) Proxima Centauri’ye gitmemiz 17.000 yıldan fazla sürer. Einstein’ın özel görelilik kuramına göre ışık hızının aşılamaması, yıldızlararası yolculuğun...

CERN’de Dört Yeni X Parçacığı Bulundu

By on Kas 2, 2016

2014 yılında CERN’deki bilim insanları, dört kuarktan oluşan ve tetrakuark adı verilen ilk parçacığı keşfetti. Geçen yıl, aynı ekip, beş üyesi bulunan farklı bir tür parçacığı da keşfetmişti. Bu parçacıklar bozunmadan önce bir saniyeden çok daha kısa bir süre yaşadı. Yeni bulunan tetrakuarklardan biri “keşfedildi” denmesine yetecek kesinlikte gözlemlenemese de, bir an için görünüp yok oldu. CERN LHCb deneyi fizikçileri Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda (LHC) üretilen B mezonlarının (güzellik parçacıkları olarak da adlandırılırlar) bozunumlarını izleyerek bu tetrakuarkları gözlemledi. Tetrakuarklar, dört kuarkın alışılmadık bir şekilde bir araya gelmesiyle oluşan parçacıklardır. Son derece kararsızdırlar ve çabucak diğer parçacıklara bozunurlar. Parçacık fiziğinde yeni bir çağı müjdelemezler, aksine parçacık fiziğinin standart modelinde daha önceden bilinen parçacıkların yeni kombinasyonlarıdır. Yeni parçacıklar...

30. Yılda Çernobil

By on Tem 3, 2016

İnsanlığın yaşadığı en büyük nükleer kazanın üzerinden 30 yıl geçti. Otuz yıl önce Ukrayna’da bulunan Çernobil nükleer santralinde gerçekleşen büyük bir patlama başka ülkeleri de etkileyen kapsamlı bir nükleer serpintiye ve santrali çevreleyen geniş bir alanın yaşanamaz hale gelmesine, dahası radyasyonun uzun vadeli etkileri sonucunda binlerce insanın ölümle sonuçlanabilen ciddi sağlık sorunları yaşamasına neden olmuştu. Santral çevresindeki yaklaşık 4300 kilometrekare genişliğindeki yasak bölgede o zamandan beri insan yerleşimine izin verilmiyor. Öte yandan doğal yaşam açısından işler daha farklı ilerlemişe benziyor. Zira görünüşe göre felaketin hemen sonrasında pek çoklarının bir nükleer çöle dönüşeceğini öngördüğü santral çevresindeki alan, bugün felaketin öncesinde...

Standart Model, CERN ve Yeni Fizik

By on May 16, 2016

Bir taşın yere düşmesinden galaksilerin spiral şeklini almasına, görme olayından nükleer enerji üretimine, yüklerin elektronik devrelerin içindeki hareketinden Güneş’in içindeki konveksiyonel ısı iletimine evrende karşımıza çıkan tüm kimyasal, biyolojik, kütleçekimsel veya nükleer olaylar, maddeyi oluşturan temel parçacıklar ve onların birbirleriyle etkileşimini sağlayan dört temel kuvvetle gerçekleşir. Bazı parçacık fizikçilerinin yegâne amacı bu parçacıkların ve kuvvetlerin sırlarını çözmek, çünkü bunlar evrenin yapıtaşları. Modern bilim tarihinde yüzyıllardır maddeyi oluşturan bileşkeleri anlamaya çalışıyoruz. Antoine Lavoisier’nin 1789’da 33 kimyasal element içeren listeyi yayımlamasından beri maddenin en temel yapıtaşları üzerine bitmek tükenmek bilmeyen bir arayış içindeyiz. Hava, su gibi en temel zannedilen maddelerin, elementlerden oluşan bileşikler ve karışım yapılar...