FacebookTwitter

Nesnelerin İnternetinin Karanlık Yüzü!

By on Kas 2, 2016

İnternet üzerinde DDoS adı verilen yaygın bir saldırı biçimi var. Çalışma ilkesi de şöyle: Önce bir grup bilgisayarın kontrolünü ele geçiriyorsunuz. Daha sonra bu bilgisayarların tamamını aynı anda belli bir hedefe yönlendiriyorsunuz. Böylece hedeflenen web sitesi veya web servisi bir anda on binlerce, hatta yüz binlerce bilgisayardan gelen isteklerle karşı karşıya kalıyor. Doğal olarak da aynı anda gelen bunca isteğe yetişemiyor ve hizmet veremez hale geliyor. İşte geçen  ay  bilgisayar güvenliği ve siber suçlar konusunda yayınlar yapan KrebsOnSecurity adlı blog da böyle bir saldırıya maruz kaldı  ve 24 saat boyunca hizmet veremez hale geldi. Bu saldırıyı diğerlerinden ayıran şey ise saldırı için kullanılan cihazların ele...

CERN’de Dört Yeni X Parçacığı Bulundu

By on Kas 2, 2016

2014 yılında CERN’deki bilim insanları, dört kuarktan oluşan ve tetrakuark adı verilen ilk parçacığı keşfetti. Geçen yıl, aynı ekip, beş üyesi bulunan farklı bir tür parçacığı da keşfetmişti. Bu parçacıklar bozunmadan önce bir saniyeden çok daha kısa bir süre yaşadı. Yeni bulunan tetrakuarklardan biri “keşfedildi” denmesine yetecek kesinlikte gözlemlenemese de, bir an için görünüp yok oldu. CERN LHCb deneyi fizikçileri Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda (LHC) üretilen B mezonlarının (güzellik parçacıkları olarak da adlandırılırlar) bozunumlarını izleyerek bu tetrakuarkları gözlemledi. Tetrakuarklar, dört kuarkın alışılmadık bir şekilde bir araya gelmesiyle oluşan parçacıklardır. Son derece kararsızdırlar ve çabucak diğer parçacıklara bozunurlar. Parçacık fiziğinde yeni bir çağı müjdelemezler, aksine parçacık fiziğinin standart modelinde daha önceden bilinen parçacıkların yeni kombinasyonlarıdır. Yeni parçacıklar...

30. Yılda Çernobil

By on Tem 3, 2016

İnsanlığın yaşadığı en büyük nükleer kazanın üzerinden 30 yıl geçti. Otuz yıl önce Ukrayna’da bulunan Çernobil nükleer santralinde gerçekleşen büyük bir patlama başka ülkeleri de etkileyen kapsamlı bir nükleer serpintiye ve santrali çevreleyen geniş bir alanın yaşanamaz hale gelmesine, dahası radyasyonun uzun vadeli etkileri sonucunda binlerce insanın ölümle sonuçlanabilen ciddi sağlık sorunları yaşamasına neden olmuştu. Santral çevresindeki yaklaşık 4300 kilometrekare genişliğindeki yasak bölgede o zamandan beri insan yerleşimine izin verilmiyor. Öte yandan doğal yaşam açısından işler daha farklı ilerlemişe benziyor. Zira görünüşe göre felaketin hemen sonrasında pek çoklarının bir nükleer çöle dönüşeceğini öngördüğü santral çevresindeki alan, bugün felaketin öncesinde...

Bor Madeni

By on Haz 28, 2015

Bor minerallerinin bu denli önemli olmasının nedeni hiç kuşkusuz içerdikleri bor elementinin kimi özellikleriyle ilişkili. Bor elementi, periyodik tabloda “B” simgesiyle gösteriliyor; atom numarası 5, atom ağırlığı 10,81, yoğunluğu 2,84 gr/cm3, ergime noktası 2200°C ve kaynama noktası 2250°C, siyah renkte, metalle ametal arası özelliklere sahip, metalik bir iletkenden çok, bir yarıiletken. Borun, yerkabuğunun ve sularının başlıca elementlerinden olduğu söylenemez; ortalama olarak 3-20 ppm değerinde. Ancak pek çok kayaç ve sıvının ikincil önemli bileşeni. Aslında bor, oldukça ilginç bir element. Doğada tek başına bulunmuyor. Oksijenle bağ kurmaya yatkın olduğundan pek çok değişik oksijen bileşimi oluşturuyor. Basitten karmaşığa, sonsuz sayıda değişik molekül yapılarına sahip olabilen bu bor-oksijen bileşimlerine bilim dünyasında “borat”...

Gulf Stream Akıntısı Zayıflıyor

By on May 4, 2015

Potsdam’daki İklim Araştırmaları Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Gulf Stream akıntısının geçtiğimiz yüzyılda zayıfladığını gösteriyor. Zayıflamanın gelecekte de devam etmesi halinde çevre ve iklim açısından çok önemli sonuçları olacağı belirtiliyor.   Uzak geçmişte okyanus akıntıları ile ilgili ölçümler yapılmadığı için araştırmacılar Gulf Stream akıntısında zaman içinde  meydana gelen değişiklikleri belirlemek için Kuzey Atlantik civarındaki sıcaklık değişimlerini incelemiş. Buzulların, ağaçlardaki yaş halkalarının, okyanus ve göl tortularının incelenmesiyle elde edilen verileri kullanarak Kuzey  atlantik bölgesindeki sıcaklık değişimlerinin ana kaynağı olan Gulf Stream akıntısında meydana gelen değişiklikler hakkında çıkarımlar yapılmış. Sonuçlar yakın zamanlarda akıntının zayıflamaya başladığını gösteriyor. Dr. S. Rahmstorf ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Nature Climate Change’de yayımlandı. Gulf Stream akıntısında gözlenen zayıflama, küresel ısınma sonucunda eriyen buzullardan okyanus sularına karışan tatlı sulara bağlanıyor. Çünkü Atlantik Okyanusu’ndaki su döngüsü, okyanus sularındaki...

Rothschild Ailesinin Dünya Üzerindeki Etkisi

By on Mar 20, 2015

BİLİNEN TARİHİN BİLİNMEYEN YANLARI Hitler,dünya tarihine gelmiş geçmiş en faşist ve psikopat lider olarak bilinir. Çoğu kişi Hitler’in şizofrenin eşiğinde olan fanatik Alman milliyetçisi psikopat bir lider olarak tanır ancak gerçekte hiçkimse Hitler hakkında bildiklerinin kendilerine anlatılan resmi tarih senaryosundan başka birşey olmadığını bilmez.. Hitler,hakkında en çok komplo teorisi uydurulan tarihi liderlerden(kuklalardan)birisidir.. ABD’de sivri çıkışları ve dürüst kişiliği ile tanınan Texas Üniversitesi tarih profesörlerinden Texe Marrs’ın 2007 Mayısı’nda çıkacak olan kitabının adı Bilinen Tarihin Bilinmeyen Yanları.. Kitapta Dünyayı yöneten yahudi ailesi:Rothschild, Osmanlı devletinin planlı olarak nasıl dağıtıldığı,Arap birliğinin nasıl parçaralara ayrıldığı, 1.Dünya Savaşı,Kukla Diktatör Hitler,2.Dünya Savaşı,İsrail devletininkuruluşu Kennedy Suikasti,MOSSAD suikastleri...