FacebookTwitter

Standart Model, CERN ve Yeni Fizik

By on May 16, 2016

Bir taşın yere düşmesinden galaksilerin spiral şeklini almasına, görme olayından nükleer enerji üretimine, yüklerin elektronik devrelerin içindeki hareketinden Güneş’in içindeki konveksiyonel ısı iletimine evrende karşımıza çıkan tüm kimyasal, biyolojik, kütleçekimsel veya nükleer olaylar, maddeyi oluşturan temel parçacıklar ve onların birbirleriyle etkileşimini sağlayan dört temel kuvvetle gerçekleşir. Bazı parçacık fizikçilerinin yegâne amacı bu parçacıkların ve kuvvetlerin sırlarını çözmek, çünkü bunlar evrenin yapıtaşları. Modern bilim tarihinde yüzyıllardır maddeyi oluşturan bileşkeleri anlamaya çalışıyoruz. Antoine Lavoisier’nin 1789’da 33 kimyasal element içeren listeyi yayımlamasından beri maddenin en temel yapıtaşları üzerine bitmek tükenmek bilmeyen bir arayış içindeyiz. Hava, su gibi en temel zannedilen maddelerin, elementlerden oluşan bileşikler ve karışım yapılar...

Kütleçekim Dalgaları

By on Mar 29, 2016

Albert Einstein’ın 1915 yılında ortaya attığı genel görelilik kuramı bir kez daha doğrulandı. Bu kuram iki kara deliğin birbiri etrafında dönerek birleşmesi sırasında kütleçekim dalgaları yayacağını öngörüyordu. ABD’deki LIGO (Lazer İnterferometre Yerçekimi Dalgası Gözlemevi) detektörlerinin kütleleri Güneş’in kütlesinin 29 ve 36 katı olan iki kara deliğin birleşmesinden doğan kütleçekim dalgalarını gözlemlediği 11 Şubat 2016’ta, Türkiye saatiyle 17:30’da düzenlenen bir basın toplantısıyla dünyaya duyuruldu. Kütleçekimi İngiliz fizikçi Isaac Newton’un elmayı Dünya’ya düşüren kuvvetle, Dünya’yı Güneş’e bağlı tutan kuvvetin aynı olduğunu anlaması fizikte büyük bir gelişmedir. Newton’a göre kütlesi olan her cisim birbirini kütleleriyle doğru orantılı bir şekilde çeker. Bu gözlem, bize uzak olan gökcisimlerinin de...

Küresel Tehdit: Zika Virüsü

By on Mar 25, 2016

2013 yılının Aralık ayında başlayan ve 11.315 kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan Ebola salgınından sonra dünya başka bir virüs salgını tehlikesiyle karşı karşıya. Zika virüsü salgını. Zika virüsü salgını 2014’te Brezilya’da başladı ve büyüyerek küresel hale geldi. İlk olarak 1947’de Uganda’da Rhesus maymunlarında keşfedilen bu virüs adını da ilk görüldüğü yer olan Zika Ormanları’ndan almış. Asya ve Afrika’da görülen virüs 2007’de yaygın olduğu alandan çıkarak Mikronezya’daki Yap Adası’nda, 2013’te de Fransız Polinezyası’nda görüldü. Buralarda çok büyük salgınlara neden olmayan Zika virüsü 2015 yılının Mayıs ayında Brezilya’da büyük çaplı bir salgın başlattı. Dört kişiden sadece birinin belirti gösterdiği bu salgında virüsün bulaştığı kişi sayısını belirlemek zor. Zika Virüsü Nedir? Zika virüsü pozitif polariteli...

Çin, Erimeyen Reaktörün Yolda Olduğunu İlan Etti!

By on Mar 25, 2016

Çinli yetkililerin verdiği bilgiye göre, 2017 yılında erimeye dayanıklı bir nükleer santral çalışır duruma gelmiş olacak. 105 megavatlık yeni nesil ikiz reaktörden oluşan santral, ısıyı ayarlayan karmaşık dış sistemlere dayanmıyor. Fukuşima’da harici soğutma sistemlerinin bozulması bir felakete sebep olmuştu. Yeni reaktörün teknolojisi Alman kökenli olsa da ticari anlamda ilk kez üretiliyor olması çok önemli. Çünkü Çin’in bunu  başarması durumunda nükleer enerjiye güvensizlik büyük ölçüde ortadan kalkacak. Çin Nükleer ve Yeni Enerji Enstitüsü müdürü Zhang Zuoyi üretimin neredeyse tamamlandığını ve 2017’nin Kasım ayında çalışmaya başlamadan önceki 18 aylık aşamada deneme ve yakıt dolumu işlemlerinin yapılacağını söyledi. Eğer sonuçlar başarılı olursa yeni santral 210 megavat güç üretecek. Çin Suudi Arabistan’la yaptığı yerinde inşa anlaşmasıyla, anılan reaktörleri dünyaya satmayı planladığını da ilan etmiş...

Kanser Tedavisinde Protonterapi

By on Mar 22, 2016

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2012 yılında yaklaşık 8.200.000 insanın kansere bağlı olarak hayatını kaybettiğini bildirdi. DSÖ ayrıca 2012 yılında, 14 milyon yeni kanser hastasına tanı konduğunu, aynı hız devam ederse gelecek 20 yıl içinde bu sayının 22 milyona ulaşacağını öngördü. Bu nedenle kanser ile ilgili çalışmalar büyük bir hızla devam...

Kuantum Bilgisayar Silikonda

By on Ara 16, 2015

Avustralyalı araştırmacılar silikon bir mikroçipe kuantum kodunun yazılabileceğini ve manipüle edilebileceğini ilk kez gösterdi. Araştırmacılar iki “kuantum bit”i kuantum dolanıklığı kullanarak ilintileyip şimdiye kadarki en yüksek hassasiyetle kaydetti. Bu geleceğin kuantum bilgisayarları için önemli bir ilk adım olabilir.  Günümüzde kullandığımız bilgisayarlardaki “bit”ler sadece “1” veya “0” durumunu alabilir. Bugün kullanılan tüm karmaşık programlar sadece bu “1” veya “0” tabanlı elektroniğe dayanıyor. Diğer taraftan “kuantum bit”ler “1” ve “0” durumlarının süperpozisyonu olarak aynı zamanda hem “0” hem de “1” durumunda olabilir. Bu da çok daha farklı ve güçlü programlama dillerinin ve algoritmaların kullanmasının önünü açabilir. Şimdiye kadar “kuantum bit”ler için...